İran Dilleri

İran dilleri, Hint – Avrupa dil ailesinin kolu olup, M.Ö. yaklaşık 1500 yılına kadar Sanskritçe ( Bugün Hindistan ve Pakistan da ki dillerin anası ) ile birlikte tek bir dil halinde idi. Hint ve İran milletlerinin birbirinden ayrılmasıyla İran dili müstakil olarak gelişti ve çok geniş bir coğrafyaya yayıldı. Bu kadar geniş bir alana yayıldığı için bazan bağımsız denecek kadar aslından uzaklaşmış dilleri ve bazan da aslı ile yakından ilgili lehçeleri meydana getirdi. Elde bulunan belgeler, alfabe ve muhteva bakımından İran dillerini eski, orta zaman ve yeni dönem olmak üzere birbirinden çok farklı üç devreye ayrılır.

Eski İran dilleri; Başlangıçtan Ahameniş İmparatorluğu’nun yıkılışına (M.Ö. 330) kadar geçen süre içinde konuşulan, yazılı belgeleri bulunan Med dili, Saka dili, eski Farsça ve Avesta dili eski İran diller gurubunu oluşturur.

Medler İranın bilinen ilk devletini kurmuşlar fakat o devirde yazılmış müstakil bir belge veya eser günümüze ulaşmamıştır. Medler’in yerine geçen Ahameniş krallarına ait kitabeler bu dile ait en fazla kelime ihtiva eden kitabelerdir.

M.Ö. 1000 li yıllardan M.S.1000 Yıllara kadar Karadeniz sahillerinden Çin sınırına kadar uzanan geniş topraklarda yaşayan Sakalar’ın dillerine ait herhangi bir belge bulunmamaktadır. Ancak Yunanca, Latince ve Hintçe esrelerde bazı özel isimler günümüze ulaşmıştır.

Eski Farsça Ahamenişler devrinde (M.Ö. 559-332 ) İran’ın resmi dili oldu. Sanskrit ve Avesta ile yakın akrabalığı bulunan bu dilden günümüze ulaşan en önemli belgeler, Ahameniş krallarının kitabeleridir.

Avesta dili İran’ın kuzey bölgelerinde konuşulmaktaydı. Kutsal kitap Avesta bu dille yazılmış olduğundan Avesta dili denilmiştir. Muhtemelen de bu dille yazılmış tek eserdir.

Orta İran dilleri; Part hanedanının kuruluşundan (M.Ö. 250 ) Sasani devletinin yıkılışına kadar olan zaman aralığında (M.S. 651) ortaya çıkmış olan Part dilleri, Orta Farsça, Sogdça, Hoten dili ve Harizm dili orta zaman İran diller gurubunu oluşturur.

M.Ö. 3. Yüzyılda Eşkaniler devletini kuran Part kavminin dili olan Part dilleri, Arami yazısından alınmış ve Part yazısı ile yazılmış eserlerin dili ( Partça ) ve Süryani yazısından alınmış ve Mani yazısıyla yazılmış eserlerin dili (Mani Partça ) olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır. Sasani devri öncesi şahların kitabelerinin önemli bir kısmı Partça yazılmıştır.

Eski Farsça ile yeni Farsça arasında köprü durumunda olan Orta farsça, Sasaniler devrinde İran’ın resmi diliydi. Arami yazısından alınmış Pehlevi kitabeleri ve Pehlevi kitapları bu döneme ait başlıca eserlerdir.

Sogdca, merkezleri Semerkant ve Buhara olan Sogd ülkesinde konuşuluyordu. Bir dönem Orta Asya’nın milletler arası dili sayılmış ve kullanımı Çin’e kadar uzanmıştır. Muhtemelen M.S. 9. Yüzyıla kadar canlı bir dil olan Sogdca, Farsça ve Türkçenin etkisiyle önemini kaybetmiştir. Orhun kitabelerindeki yazı, Sogd alfabesini türevidir.

Sogdca ya en yakın dil 12. Yüzyılda kullanılan Harizm dilidir. Bu dilde 14. Yüzyıla kadar kullanılıp yerine Türkçe ve Farsçaya bırakmıştır.

Kaşgarın güneydoğusundaki eski Hoten ülkesindeki konuşulan Hoten diliyle yazılmış çok az eser bulunmaktadır. Bu yazı, Hint yazısından alınmıştır.

Yeni İran dilleri; Yeni Farsça, Osset dili, Peştu dili, Beluç dil, Kürtçe ve Zazacadır. Yeni Farsça 9. Ve 10. Yüzyıldan sonra İran’ın doğu bölgelerin de kurulan Müslüman devletlerin resmi dili olmuş, Arapça’dan etkilenmiştir. Yeni farsça, dil bilgisi kuralları bakımından orta Farsçanın devamı olup, çok az fark vardır.

Kafkasya’nın dağlık bölgelerinin bir kısmında kullanılan Osset dilinin İron veDigoron adlı iki lehçesi vardır. Ossetler Kafkasya’ya Hazar denizinin doğusundan göç etmişlerdir. Bu sebeple dillerinin Sogd ve Harizm dilleriyle yakın ilişkisi bulunmaktadır. Bugünkü İran dilleri arasında özel bir yeri olan Osset dili Fars dilinin etkisinden uzak kalmış buna rağmen İran’ın eski dillerinin özelliklerinin bir çoğunu muhafaza etmiştir.

Afganistan’ın doğu ve Pakistan’ın kuzeybatı sınır bölgesinde yaşayanların mahalli dili Peştu dili uzun bir geçmişe sahip olup eski İran dillerinin izlerini taşımaktadır. Bu dil son yıllarda Afganların edebiyat dili haline getirilmiştir. Belüç dili, Belücista’nın bir bölümü ve Türkmenistan’ın bazı bölgelerinde konuşulmaktadır. Bu dilde Arapça ve Farsça kelimelerin yanında Sind dilinden giren kelimeler de vardır.

Kürtçenin ise birçok ağzı olup uzmanlar bu ağızları Kurmancı ve Güney gurupları olarak ikiye ayrılmıştır. Zazaca ile ilgili bilgiler sıkıntılı olmakla beraber oda Kürtçe gibi İran-i dil grubuna girer ve Kuzeybatı İran dili olup bugün Türkiye de Türkçe ve Kürtçeden sonra konuşulan 3. Büyük dildir.

 

Avcılar, İstanbul

Nazmi Emin

Bu Makaleyi Yazdır

Yazar: Nazmi Emin

Bu Makaleyi Paylaş

Yorumunuzu Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir